31 Mart 2012 Cumartesi

Şiire Tutunmak...


Yok başka hiçbir umarın
En granit kayanın en ortasında
Balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
Ya ölmektir kurtuluşun
Yada şiir tutunmak
O en gergin tele şöyle bir dokun
Son tınıyla tel kopsun
Ayak sesleri duyulsun ölümün
Her yanın her yönün çıkmaz
Nereye baksan yok
Hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
Kurtarırsa kurtarır ancak
Yine şiire tutunmak...

Aziz Nesin

Bir Mehmet Akif Şiiri Bestesi - Zulmü Alkışlayamam


KORKUYORUM...





Korkuyorum...
Yağmuru sevdiğini söylüyorsun; ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
Güneşi sevdiğini söylüyorsun; ama güneş çıkınca gölgeye kaçıyorsun.
Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun; ama rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun.
İşte bundan korkuyorum; çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!… 





William Sheakspare -

Ben O Yazdıklarımı Sadece Sana Yazabilirdim...


Çünkü şu kainat denen nesnenin içinde en çok sevdiğim yürek, üstüne en çok titrediğim insan kalbi senin göğsündekidir. Ve ben işte böyle, büyük ve korkunç bir tezat cehenneminin içinde yanarak, bu en aziz bildiğim kalbin üstüne delice saldırdım…
Bana acı demiyorum. Yalnız ıstırabıma hürmet et ve sana ne kadar bağlı olduğumu anla… Sen benim yalnız arkadaşım değilsin, yalnız arkadaşlığımız beni doyurmaz, ben aramızda yalnız arkadaşlık rabıtalarıyla iktifa edemem.
Sen her şeyimsin benim. Ve bu her şeyden bir küçücük zerre bile eksilse ben bomboş kalırım. Emin ol ki, hiçbir insan başka bir insanın önünde bütün deliliklerini, ruhunun bütün korkunç taraflarını bu kadar açıkca itiraf etmek cesaretini göstermemiştir...


- NAZIM HİKMET RAN -

KALDIRIMLAR...



Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; 
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

- Necip Fazıl Kısakürek -

Attila İlhan - Aysel Git Başımdan


Bana kulak ver ki, sana ses verebileyim.

Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin, 
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden 
daha güzel olmadığı gerçeğinde, 
yaşamın adaletine olan inancımı 
yitirmem mümkün mü? 

Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.

Karşındakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver...





- HALİL CİBRAN -

Demek...

've baktım: minderde üst üste konmuş iki yastık ( demek annem biraz rahatsızlanmış ve buraya uzanmış ). masanın yanında, rafın önüne çekilmiş bir sandalye ( demek annem en üst raftan bir ilaç şişesi almış ). ha… işte masanın üstünde bir şişe: kordiyal ( demek annem bir fenalık geçirmiş ). minderin üstünde ıslak, buruşuk bir mendil ( demek annem ağlamış ). benimde bu şişeye, iki yastığa ve bir mendile ihtiyacım var. ben de kordiyal alacağım, uzanacağım ve ağlayacağım..' 

Peyami SAFA - 9. Hariciye Koğuşu